ozgelokmanhekim

ozgelokmanhekim

ozgelokmanhekim is one of the top Sport/Fitness influencer in Turkiye with 115663 audience and 0.22% engagement rate on Instagram. Check out the full profile and start to collaborate.

115.7k

Audience

0.22%

Engagement

Get in touch
list-cover
location Turkiye
verifyVerified account
fast-reach-outFast reach-out capability

Niche categories

Sport/Fitness


Book Lovers


Portfolio

Standout projects making waves around the web

Bir Elif Şafak kitabıyla daha karşınızdayım. Ben bu kitabı okurken, Şafak İngiltere’de 1820’den bu yana edebiyat dünyasının en saygın kurumlarından biri olan İngiliz Kraliyet Edebiyat Cemiyeti’nin (RSL) yeni başkanı oldu. Kitabı okumakla kalmadım. @storytel.tr üzerinden üstelik @tilbe.saran’ın sesiyle dinledim de. Onun okumasına, kitabı seslendirmesine hayran kaldım. Elif Şafak’ın Kayıp Ağaçlar Adası romanı; aşkı, sürgünü, hafızayı ve kuşaklar arası travmayı bir ağaç metaforu üzerinden anlatan, şiirli ve katmanlı bir hikâye. Hikâye, 1970’lerde bölünmüş bir ada olan Kıbrıs’ta biri Rum, biri Türk iki öğrenci genç olan Kostas ve Defne’nin, savaşın ve milliyetçiliğin ortasında imkânsız bir aşk yaşamasını anlatıyor. Buluşma yerleri bir meyhane. Bu meyhaneyi de bir Rum ve bir Türk işletiyor. Buranın avlusundaki incir ağacı ise hem tanık hem sırdaş oluyor yaşananlara. Şafak bizi günümüzle geçmiş arasında gidip getiriyor. Kıbrıs’tan günümüz Londrası’na geliyoruz. Kostas ve Defne’nin kızları Ada, annesinin ölümünün ardından kimliğini ve köklerini anlamaya çalışıyor. Göç, kayıp, suskunluk, savaş… Hepsinin nesilden nesile geçmesini okuyoruz. Kitabın en ilginç yanlarından biri ise, anlatıcılarından birinin meyhanedeki incir ağacı olması. Bu tercih, doğayla insan hafızası arasında güçlü bir bağ kurduruyor okura. Ağaç; savaşları, aşkları, göçü ve insanların unuttuklarını hatırlatıyor, olayları 3. bir kişi gibi gözlemliyor ve aktarıyor. Böylece roman, sadece politik bir çatışmayı değil, travmanın kuşaklar boyunca nasıl aktarıldığını da bize fısıldıyor. Kayıp Ağaçlar Adası, insanların nerede yaşarlarsa yaşasınlar köklerinin hafızalarında ve kalplerinde yaşamaya devam ettiğini anlatan, umudu tamamen bırakmayan bir roman. #özgelokmanhekimkitapönerisi #elifsafak #elifshafak #işbirliğideğildir #yayınevi ismi göründüğü için *reklam

142

3 gün 3 şehir, Torino, Cenova ve Milano. Yeme &içme ve alışveriş önerilerimle mini listemi hazırladım. ???? Torino’da Galleria Subalpina’da, @barattiemilano’da tatlı ve kahve keyfi, Luxemburg kitapçısından alışveriş. @carlo_e_camillo’da akşam yemeği. ???? Cenova’da Carli’den @fratelli.carli pesto sos alışverişi, @moggenova’de öğle yemeği - yer varsa üst kattaki restoranda. Cavo Fabbrica Pasticceria’da kahve & tatlı molası. ???? Milano’da @rigadrittostore ve @pettinarolimilano’da defter, kırtasiye ve dekorasyon alışverişi. @peck_milano’da peynir ve makarna alışverişi @labriciola.ec veya @ristorantepizzerialespecialita’da akşam @osteriadellecoppellemilano’da ise öğle yemeği. @artico_gelateria’da dondurma ve @marchesi1824 ya da @pasticceriacova’da tatlı&kahve. @rizzolibookstore’da İtalyan yazarların İngilizce kitaplarını karıştırmak.

204

Hoş geldin 46. Başlayabiliriz. Bir haftadır her gün aile, arkadaşlar, dostlarla buluşup kutluyoruz. Yaş günüm bahane, bir araya gelmek için güzel bir sebep. Yeni yaşımı heyecanla karşılıyorum. Bana yeni başlangıçlar, yeni fikirler, ilhamlar, seyahatler ve sevdiklerimle daha çok, daha nitelikli zamanlar getirsin. Yaş aldıkça şunu daha iyi görüyorum: Hayatta kontrol edemediğim şeyler var. Bir noktadan sonra o mücadeleyi sürdürmek yerine durup başka bir yerden bakmayı öğreniyorsun, öğreniyorum. Kolay olduğunu söyleyemem. Ben yaşlandıkça, ergenlikle birlikte ebeveynliğim de değişiyor. Daha az konuşup daha çok dinlediğim bir yerdeyim. Benden bağımsız birinin yetişmesini izlemek; gurur, şaşkınlık ve büyük bir mutluluk veriyor. Zaman zaman sinirlerimi tepeme de çıkarıyor ama, olsun. Hayattan beklentilerim sadeleşiyor. Daha sakin, daha dingin, koşturmadan ama dolu dolu yaşamak istiyorum. Sevdiğim şeylere, yapmak istediklerime daha çok vakit ayırmayı arzu ediyorum. Kitaplarımın sayısı arttıkça sorumluluğumun da büyüdüğünü hissediyorum. Üretmek bana keyif veriyor, yazmak beni enerjik tutuyor. Yeni yaşımda aç dimağımı beslemeye, merak etmeye, çalışmaya ve üretmeye devam. Sağlıkla… Güzel sürprizlerini bekliyorum 46! 4+6=10, yani 10 numara bir yaş beni bekliyor!!!

346

Azra Tekin’in yaşamı beyoğlunda bir hanın asansör boşluğunda sona eriyor. Kitap bir ölümle başlıyor. Bence bu kitabı ilginç kılan en önemli özelliği hikâyeyi anlatan kişinin hayatta olmaması ve tüm hikâyeyi bir ölümünün ağzından dinliyor olmamız. Ne yaratıcı değil mi? Arkadaşları ve aşkları Azra’nın neden öldüğünü ya da öldürüldüğünü anlamaya, bu olayı çözmeye çalışırken, yazan bizi bugün ve geçmiş arasında bir yolculuğa çıkarıyor. 1990’ların çalkantılı Türkiye’sine gidiyoruz. Boğaziçi Üniversitesi’nde okuyan Azra’nın ve arkadaşlarının yaşamlarına, memleket olaylarının ışığında eşlik ediyoruz. Dostluk, aşk, siyasi farkındalıklar, birlikte olmak, hayata aynı yerden bakma ihtiyacı… 90’lar benim de çocukluğum, ergenliğim. O dönemi, olayları hatırladığım için okurken beni de geçmişe, geçmişime götürüyor Defne Suman. Hafızamı yokluyorum, toplumsal olaylara bakışımı düşünüyorum. Merak uyandıran, yazarın hüzün ve mutluluğu serpiştirerek kaleme aldığı bu romanı sevdim. Ancak okumam bittiğinde, yıllar geçmesine rağmen bazı şeylerin değişmediğini belki de değişmeyeceğini de hissettim. #işbirliğideğildir #yayınevi ismi göründüğü için #reklam

90

???? 12 Şubat Perşembe | 20.30 Dijital Dünyada Kitap Okuyan Çocuk Yetiştirmek Özge Lokmanhekim 12 Şubat Perşembe akşamı öğretmenlerle buluşuyor! Bu eğitimde, -okuma alışkanlıklarını dijital dünyanın imkânlarıyla desteklemek -çocuklara dijital dünyayı kullanarak kitap okuma sevgisi kazandırmak konularını birlikte ele alacağız. ???? Eğitime kaydınızı profilimizdeki bağlantı üzerinden gerçekleştirebilirsiniz. ✨ Okumaya, öğrenmeye ve anlam kurmaya birlikte devam edelim.

25

‘Bir Bilene Sorduk’ serimizin Şubat ayının ikinci konuğu Yazar Özge Lokmanhekim @ozgelokmanhekim ☀️ Bu buluşmada ‘Dijital Dünyada Kitap Okuyan Çocuk Yetiştirmek’ üzerine konuşacağız. ☀️ Bu buluşmadan elde edilen tüm gelir ile @gunesanevakfi desteklenecektir.☀️ Detaylı bilgi, kayıt ve bağış için profilde yer alan formu doldurabilirsiniz ✏️

97

2025 @thebookerprizes ödülünün sahibi David Szalay‘ın Flesh isimli kitabı oldu. Bir merakla aldım hemen. 15 yaşındaki ergen István’la tanışıyoruz önce. Kitap zamanda atlamalar yaparak István‘ın hayatını anlatıyor bize. Öyle ağdalı cümleler, betimlemeler, söz sanatları kullanmıyor Szalay. Oldukça sade, hatta sıradan bir anlatım dili seçmiş kendine. Önce, “Bu basit dilde sürükleyici bir okuma olur mu?” diye düşündürüyor ama yanıldığımı kısa sürede anlıyorum. Kitap bir adamın hayatını, işini, aşkını, yalnızlığını ve onun hayatının iniş çıkışlarını anlatıyor. Aslında hepimizin hayatına ayna tutuyor, basit mutluluklarla sorguladığımız yaşamımızda neredeyiz, neleri kaybedebiliriz, neler vazgeçilmezimiz… Tüm bunları düşündürtüyor okura. Hayattan ne bekliyoruz? İşte kitap bize bunu sorgulatıyor. Szalay, The Telegraph’ın 40 yaş altı En İyi 20 İngiliz Yazar listesine girmiş. Ayrıca, 2016’da da All That Man Is isimli kitabıyla yine Booker Prize Ödülü, uzun listete seçilmiş. #özgelokmanhekimingilizcekitap #flesh #davidszalay

92

????Bir kitap açılıyor, bir yazar kelimeleriyle yanımıza oturuyor, bir çocuk hayal gücünü dünyaya bırakıyor. “Bir Kitap, Bir Yazar, Bir Çocuk” buluşmalarımızda, Özge Lokmanhekim ile Dünyanın En Güzel Ülkesinin sayfalarında dolaşıyoruz. Sorular soracağız, düşüneceğiz, hayal edeceğiz… Belki de dünyanın en güzel ülkesini yeniden tanımlayacağız. ???????? ???? 19 Şubat 2026 ⏰ 10.00 ???? Demir Demirgil Salonu Hikâyenin tam ortasında buluşmak üzere. ???? @bogaziciokuloncesibirimi @ozgelokmanhekim #HikâyeBahçesi #BirKitapBirYazarBirÇocuk #ÇocukEdebiyatı #HikâyeyleBüyümek #BoğaziçiÜniversitesi

45

İlk romanını 42 yaşındayken yazan Elizabeth Strout çoksatanlar listesine girip Pulitzer Ödülü’nü alan kitabı Olive Kitteridge’le büyük bir başarı kazanmıştı. Bu kitapla değil, Benim Adım Lucy Barton ile tanıdım ben kendisini. Olive’in hikâyesi başka kitaplarda da devam etti hep, aslında ben yazarın aynı karakterleri geliştirmesine, hayatlarını yaşama şekillerini, duygularını, düşüncelerini bize aktarma biçimine hayranlık duyuyorum. 2019’da Olive, Yeniden çıktığında Strout eski başarısını tekrar etmekle kalmayıp ötesine geçebildiğini de kanıtlamış oldu. Türkçe baskısını sevmemde elbette çevirmen Merve Sevtap Ilgın’ın da payı var. Kitap bir roman ve öykü kitabı karması aslında. Olive ve onun çevresindeki kişilerin hayatlarını bölümler halinde anlatıyor. Babasının kaybını kabul etmeye çalışan bir genç, uygunsuz bir anda çocuğunu doğurmak zorunda kalan bir anne, mutsuz bir şair... “Yaşam biz planlar yaparken başımıza gelenlerdir” denir ya, işte bu kitap tam da bunu anlatıyor bence. Her bir hikâye size başka bir yerden dokunuyor. Yazarın diğer kitaplarının da Türkçeye çevrilmesini dört gözle bekliyorum. Merak edenler için Türkçe yayımlanmış diğer kitapları ile birkaç İngilizce kitabını daha önce paylaştım. Farklı kitaplarında aynı karakterleri bulmak, onların bilmediğim hikâyelerini okumak bana uzun zamandır görüşmediğim dostlarımla sohbet ediyormuş hissini veriyor. Kitap bitse de hikâyeleri bitmesin istiyorum. Sizin okuyup sevdiğiniz bir Elizabeth Strout kitabı var mı? #özgelokmanhekimkitapönerisi #elizabethstrout #oliveagain

125